Baş ağrısı, migren ve Manyetik Tedavi yöntemi

Eelen Simone T. 38 yaşında; perakende satış sorumlusu, evli, iki çocuk annesi ve ağrı hastası. Üç yıldan bu yana, ender görülen bir sinir hastalığından, yani oksipital nevraljiden muzdarip. Kimi zaman hafif bir serin esinti bile şiddetli bir ağrının başlamasına neden olabiliyor; bu ağrı enseden başlayıp başın arka kesiminden tepeye kadar çıkıyor. Buna yüzün sol yarısın­da yaygın, nahoş bir duygu eşlik ediyor. Hava durumundaki en ufak bir değişiklik, Simone için saatlerce, bazen günlerce süre­bilen nöbetler anlamına geliyor.

Simone ilaç alıyor, ama hiçbir yararını görmüyor. Aile dokto­runa gidiyor, oradan nöroloğa havale ediliyor. Nörolog bu en­der rastlanan hastalığın tanısını koyuyor ve iğneler yardımıyla ağrıları kontrol altına almaya çalışıyor. Simone oldukça nahoş olarak duyumsadığı ve en ufak bir başarı elde edilemeyen bir tedaviye bırakıyor kendini. Bunu izleyen ve bir fizyoterapistin uyguladığı tedavi, geçici bir iyileşme sağlıyor, ama bu devamlı­lık arz eden bir çözüm olmuyor. Ve genel olarak ağrılar bir sal­dırıdan diğerine daha da yoğun hale geliyor.

Simone bir bant aracılığıyla ense bölgesine, doğrudan ağrının yayılmaya başladığı noktaya mıknatıslı aksesuar yerleştirmeyi deniyor. İnanamıyor, ama çok kısa bir süre sonra ağrı azalıyor ve sonunda tümden kayboluyor. Yıllar süren acılardan sonra basit bir metal parçası, son derece pratik de olan bir çözüm sunuveriyor: Simone ne zaman bir baş ağrısının başlayacağını hissetse, saldırılara geçit vermeyen bu küçük aksesuara davranı­yor; her seferinde tamamen ağrısızlık ve her seferinde de hatırı sayılır bir iyileşme efekti elde ediyor.

Elbette ki Simone bu ender rastlanılan hastalığına karşı kendi kendine ve her zaman ve her yerde karşı durabileceği basit bir yöntem bulabildiği için aşırı derecede mutlu. Ama sadece buna güvenmekle yetinmek istemiyor ve doktorunun da tavsiye et­tiği üzere, dengeli ve sağlıklı beslenmeye çalışıyor. Ve bu arada iüzenli olarak da patenlerini giyip kayıyor; sloganıysa şöyle; İş­eyen demir pas tutmaz.

Muayenehaneden deneyimler

Araştırma dünyası sinir ağrıları konusunda henüz karanlıkta iler­liyor ağır adımlarla. Büyük olasılıkla neden sinir hücresinde sak­lı. Her hücrede sürekli bir metabolizma gerçekleşiyor. Bu sayede, ölçülebilir dahi olan ve biyoelektrik etkinlik olarak da adlandırı­lan, bir hücre duvarı potansiyeli oluşuyor. Söz konusu gerilim 60 ila 90 bölü bin Volt civarındadır. En ufak bir uyarı -örneğin hava sıcaklığının değişimi- bu sayede oluşmuş olan kutbu bozmaya, hücre duyarı katmanını ortadan kaldırmaya ve bu sayede ağrının ortaya çıkmasına yetebilir.

Kutupları yeniden doğru konuma getirebilmek için hücrenin, kendisi de bu arada zayıflamış bulunan metabolizmanın ürettiği enerjiye ihtiyaç duyar. Devam eden her bir saldırıyla hücre duvarı potansiyeli düşmeye devam eder; bununla da uyarıya duyarlılık artar ve ağrılar giderek daha sık ve daha şiddetli ortaya çıkabilir.

Ağrı tedavisinin bir çeşidi bu kısır döngüyü kırmaya çalışıyor; hüc­renin yeniden kutup konumlanması için ihtiyaç duyduğu zamanı verebilmek için. Bu işlemin mıknatıs gücü aracılığıyla belirleyici bir destek görüyor olduğu rahatlıkla düşünülebilir.

 

error: Content is protected !!