Baş ağrısına Manyetik Uyarım Terapi

E’den Ralf S. pek çok başağrısı çeken hastanın kaderini paylaşıyor. Ağrının kökeni bir türlü saptanamıyor. Ralf doktorlara ağrıyı sadece tasvir edebiliyor: Başımın tam ortasında bir baskı oluşuyor ve bu baskı giderek şiddetlenen bir ağrıya bırakıyor kendini.

îkibinli yıllara girerken bu sorun ilk kez Ralf’te de ortaya çıkıyor ve başındaki bu ağrı çok geçmeden o zamanlar 35 yaşındaki adamın sürekli takipçisi olmaya başlıyor. Ralf yataktan baş ağrısıyla kalkıyor. Marangozlukla uğraşan ve babasının atölyesinde incelik ve dikkat gerektiren bir iş yapan biri için güne hiç de iyi bir başlangıç sayılmaz bu.

Ralf doktorlara başvuruyor. Aile doktoru omuz silkiyor; diş doktoru, bu ağrıların kesinlikle dişlerden kaynaklanmadığını belirtiyor; göz doktoru da elle tutulur bir şey söyleyemiyor. Ralf sonunda MR çektiriyor; ama bu hassas bilgisayar destekli tomografi bile bir neden bulamıyor. Yaşam devam etmeli oysa, bu yüzden de Ralf ilaç almaya başlıyor. kuvvetli ilaçlar; sürekli, iki yıl boyunca. Bu ilaçlar ağrıyı dindirebiliyor, ama aynı zamanda yorgun kılıp dikkati azaltıyorlar ve Ralf’in huzursuz duygulara kapılmasına neden oluyorlar.

Derken nihayet bir seminer kapsamında Ralf mıknatıslı takı ile karşılaşıyor ve deneme amacıyla bir bileklik takıyor. Kendiliğinden bir sıcaklık hissi yaşıyor, hafif bir karıncalanma; bu takı parçasıyla ilk karşılaşma anını böyle hatırlıyor. Kötü bir işaret değil, diye düşünerek bu bilekliği geri vermiyor.

Ralf’in baş ağrılarının belirgin bir şekilde iyileştiğini saptaması yaklaşık altı hafta sürüyor. Aradan iki hafta daha geçtikten, sonra ağrılar tümden yok oluyor – çok az istisnalar dışında. Ralf artık çok ender olarak ilaç kullanmak zorunda kalıyor. Ralf’in kafası nihayet berrak; artık yeni meslekî planlar da yapabilir. Bir piyasa boşluğu keşfedip el zanaati işini dönüştürüp böceksavar çerçeve satışı işine giriyor. Baş ağrılarının yokluğunu özellikle hobisiyle ilgilendiğinde ve müzik deneyleri için gerekli bilgisayar donanımı teknolojisini kullandığında daha çok fark ediyor; çünkü tüm bunları baş ağrısı çekerek yapamazdı.

 

 

Muayenehaneden deneyimler

Mıknatıslı takılara gösterilen tepki hastadan hastaya farklıdır. Bu vakada kendiliğinden hissedilen bir sıcaklık duygusu hissedilirken, hastalık belirtilerinin dikkate değer gerilemesi ancak altı hafta sonra baş göstermiştir. Eğer sizde kendiliğinden bir tepki ortaya çıkmıyorsa, bu sizi yanıltmasın. Belki hastalık daha çabuk da geçebilir. Bir yaşlı bayandan, yarım saatliğine bir mıknatıslı takı taktığını ye sonra ailesinin şaşkınlığına neden olacak denli yürüteç yardımına muhtaç olduğunu unutuverdiğini duymuştum. Ayağa kalkmış ve yürümeye başlamış birden. Önemli olan, sizin vücudunuzla ilgili bir hassasiyet kazanmanız ve bilinçli bir şekilde şu soruyu sorarak içinizi dinleyebilmenizdir: Mıknatıslı takı kullandığımdan beri nerede ne tür bir değişiklik oldu? Mıknatıs gücünün tek tek hücrelere etki ettiğini ve gerek kan akışını ve gerekse sinir sistemini etkilediğini varsayıyoruz. Bu noktada farklı farklı birçok kullanım alanına ilişkin açıklamalar mevcuttur. Yerküre mıknatıs alanının küçülmesi, baş ağrısı, baş dönmesi, halsizlik, sinirlilik, uyku bozuklukları ve benzeri vejetatif rahatsızlıklara yol açabilir. Japon doktor Dr. Nakagavva, bu türden rahatsızlıkların hastalarının % 94,3’ünde sürekli mıknatıslarla iyileştirilebildiğini saptayabilmiştir.

 

Kaynak : Nihayet sağlıklıyım. Dr. Verene Breintenbach